Anasayfa / ŞİİRLER / A harfli siirler / Altın yumurtlayan tavuk masalı

Altın yumurtlayan tavuk masalı

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
Bu yazıya oy vermek ister misiniz?
Loading...

Altın yumurtlayan tavuk masalı

Zamanımızın çok gerisinde uzak diyarların bir köyünde yoksul mu yoksul gariban bir köylü yaşarmış. Çok yoksul olan bu köylünün yalnızca bir tavuğu varmış. Köylünün tek serveti bu tavuk olduğu için onu çok ama çok severmiş. Tavuk ise sahibinin bu sevgisini boşa çıkarmaz ve her gün ona bir yumurta verirmiş.

Aradan zaman geçmiş ve tavukta bazı değişiklikler görülmeye başlanmış. Yoksul köylü bu değişikliğe bir anlam verememiş. İlk önce tavuk yumurtlamaz olmuş. Gariban köylünün tek gelir kaynağı olan günlük sattığı bir yumurta da artık olmayınca artık ne yaparım diye kara kara düşünmeye başlamış. Ancak aradan bir süre geçtik sonra tavuk bir gün yumurtlamış. Yoksul köylü yumurtayı görünce gözlerine inanamamış. Çünkü yumurtalar altındanmış. Köylü her gün kümesten aldığı altın yumurtayı artık pazara değil şehrin kuyumcusuna götürüp bozdururmuş.

Yoksul köylü, her gün sattığı altın yumurtalar sayesinde gün geçtikçe zenginliğine zenginlik katmış. Ancak köylünün huyu zenginleştikçe acayip bir şekilde değişmeye başlamış. Köylü altın yumurtalar sayesinde artık hiç çalışmadan para kazanabiliyordu. Köylünün çalışmadan kazandığı bu para, onun paranın kıymetini bilmez bir hale sokmuş. Gerekli gereksiz yere para harcamaya, ihtiyacı olmayan birçok şeyi almaya ve büyük bir israf içine girmiş. Köylü öylesine bir lüks yaşama alışmış ki, artık bir süre sonra günde bir altın yumurtadan kazandığı para bile ona yetmeye başlamış.

Köylü, artık çok daha fazla para istemeye başlamış. Köylü, iyice kibirli ve değer bilmez bir halde kümese gittiğinde tavuğuna hiç sevgi göstermez olmuş. Bu ruh hali onu tavuğun karnında altından bir hazine olduğuna dahi inandırmış. Bu düşünce onu tavuğun karnını kestiğinde krallar gibi bir servete ulaştıracağını düşündürmeye sevk etmiş.

Gözü para aşkıyla dönen köylü bir sabah eline bıçağı alıp kümesin yolunu tutmuş. Tavuk, sahibinin bu halini görünce olacakları anlayıp kaçıvermiş. Ama köylüden kaçmak ne mümkün? Kafasına büyük hazineye ulaşmayı bir kere koymuş. Yakalar yakalamaz hiç acımadan kesmiş tavuğu. Hiç beklemeden tavuğun karnının içini açmış, ama birden ne görsün? Kesmiş olduğu tavuğun karnında ne altından eser var, ne de hazineden. Çok açgözlü birisi olduğu ancak alına bu manzarayı görünce gelmiş, ancak iş işten geçtikten sonra artık tavuk geri gelmeyeceği için ne yapsa nafile.

kaynak:masaloku.com

Hakkında editor

editor
Sitemizin orta öğretim seviyesinde bir eğitim sitesi olduğunu lütfen unutmayınız! Lütfen şiir ve yazılarda hata veya yanlışlık olduğunu düşünüyorsanız bildiriniz... Yazı, şiir ve yorumlarınızda ziyaretçilerimizin yaş grubunu düşünerek seviyeli ve dikkatli olunuz. Telif haklarına dair sınırlamalara mutlaka uyunuz. Alıntılarda muhakkak kaynak gösteriniz. Emeğe saygılı ve genç beyinlere faydalı olmaya gayret ediniz. Sayfamızı ziyaret ettiğiniz için teşekkürler...

göz atmak isterseniz ...

EĞİTİCİ VE EĞLENDİRİCİ VİDEOLAR

EĞİTİCİ VE EĞLENDİRİCİ VİDEOLAR 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

− 4 = 2