bonus veren casino siteleri betebet
süpertotobet giris megabahis betvole betlike trbet giris
bedava bahis
betpas
lordspalacebet fenomenbet betvole betebet
betist marsbahis marsbahis marsbahis marsbahis
betmatik gencobahis
Anasayfa / BAYRAMLARA ŞİİRLER / Milli bayramlara şiirler / 23 Nisan çocuk bayramı / ATATÜRK 23 NİSAN’DA NE DÜŞÜNECEK?

ATATÜRK 23 NİSAN’DA NE DÜŞÜNECEK?

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
2 Kişi oy verdi
Ortalama puan: 5,00.
Bu yazıya oy vermek ister misiniz?
Loading...

ATATÜRK 23 NİSAN’DA NE DÜŞÜNECEK?

23 Nisan 2011 sabahı çocuklar okulda toplanacak, İstiklal Marşından sonra yine oyunlar oynanacak, bayraklar sallanacak. Şiirler okunacak, müdür ve öğretmenler konuşacak. Süslenecek her taraf. Atatürk baş köşede olacak her zaman ki gibi ve bakacak tören alanına. Ne düşünecek dersiniz?
Arkadakilerin kıyafeti büyük mü gelmiş yoksa başlarına kadar geçirmişler mi elbiselerini? Yoksa o elbise değil de türban mı? Aman Allahım! Biz bu kıyafetleri yasaklamamış mıydık? 100 yıl önce bitmemiş miydi bu gericilik?
Okul duvarlarındaki çatlaklar ne böyle? Bu müteahitler yoksa? Yok canım, devlet malı okul malı inşaatlardan da çalacak değiller ya!
Bu üç tane ağaç az gelmez mi bu bahçeye ? neden daha çok dikmiyorlar?
Geçen sene okulun bahçesi daha büyük müydü ne? Sanki her sene duvarlar birkaç metre geri mi gidiyor? Pahalı arazileri olan okulların kapatılıp satıldığı doğru mu?
Bu çocuklardan kaç tanesi evde dayak yiyor acaba? Kaçı annesiyle birlikte geceyi aç ve ağlayarak geçiriyor hala?
İlkokul beşe gittiği halde nasıl bu çocuklar hala okumayı öğrenemez. Biz altı ayda tüm memlekete öğretmemiş miydik?
Bu öğretmenler neden bu kadar çeşitli? Sözleşmeliler, kadrolular, norm kadrocular, geçici görevliler, görevlendirilenler, kayrılanlar, hor görülenler, emekliliği geldiği halde hala çalışmak zorunda kalanlar, okuldan sonra ek iş yapanlar. İngilizce fakültesi bitiren, Arap edebiyatı okuyan, inşaat mühendisi olan neden ilkokul öğretmeni yapılır ki? Öğretmen mi yok ülkede?
Andımızı okumamak için mahkemeye gidenler varmış diye duydum. Bunlar hala bu memlekette nasıl barınıyor ki? Kim müsaade ediyor, kim koruyor bunları? Bu cesareti nerden buluyorlar.
Yakında yine bahçeye seçim sandıklarını koyarlar. Öğretmenler yine sandık başkanı olur. Siyasetle iç içe yaşar giderler.
Bu bahçede sigara içenler kim olsa ki yasaklara rağmen?
Şu kantinde pahalı gazoz satan adam hangi vicdanın sesidir?
Yere tüküren şu çocuğa hiç mi kimse öğretmemiş temiz olmayı, adam olmayı?
Yarın sabah unuturlar mı beni Mayısın 19’na kadar acaba? Kaçı gözüme sevgi ve minnetle bakıyor, kaçı bakmıyor iyi bilirim ben. Helal süt emmişle emmemişi iyi bilirim.
Bakın şu saçları tertemiz yıkanmış, taranmış, kıyafeti düzgün, etek boyu normal, eli bayraklı kız varya …işte o benim kızıma benziyor. Şu gri pantolonlu çocuk. Bakın nasıl gözleri nemli. Çalınan neşeli şarkılarda bile gözünde bir yas görüyorum.
Kız çocuklarını başı türbanlı okula zorla getirmeye çalışan hain babalar varmış? Pes diyorum. Daha reşit olmamış çocukları dine, siyasete alet edenlere yuh diyorum!
Dersliklerdeki resimlerimi indirmeye çalışıyorlardı, nedense vaz geçtiler. Taa Avrupa’dan direktif veriyorlar diye duydum. Yakında yine sesleri duyulmaya başlar.
Siz müdürler…Okullara iyi bakın. Buralar sizin en mukaddes yeriniz. Bu çocuklar size emanet. Burada öğrenilen bir kelime size dünyaları verir. Bu çocuklar yarın aldıkları eğitime göre ya iyi ya kötü olacak. Sorumluluk sizde.
Okul önündeki haylazlar, yaramazlar, itler, uyuşturucu satanlar, küçücük çocukları okuldan alıkoyup gönül işlerine sevk edenler….lafım size. Gidin buradan. Buraya ilim irfan öğrenmeye gelen tertemiz çocukları uyuşturucu ile, sigarayla tanıştırmayın. Akıllarını dikkatlerini dağıtmayın.
Siz sapıklar, şerefsizler, çocuk tacizcileri, tecavüzcüler…sizin yeriniz idam sehpası ama yasaya dua edin.
Kapıdaki polisler….bu okul sizin namusunuz. Burada dökülen her damla ter sizin helaliniz, dökülen tek damla kan sizin günahınız. Bunu böyle bilin.
Parasız çocuklarım, derdi olan çocuklarım, ayakkabısı yırtık evlatlarım. Sabredin, vazgeçmeyin. Yardım eden olmasa da, yeni kıyafetleriniz olamasa da okumaktan asla vazgeçmeyin.
Beni sevin, hatırlayın. Babalarınızla, dede ve ninelerinizle yaptıklarımızı unutmayın. Biz sizler için çarpıştık Çanakkale’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da. Cumhuriyeti kurup size emanet ettik. Geleceği teslim ettik size. Okuyun, bilim öğrenin, ahlaklı olun, adam olun diye. Esir düşmeyin, zayıf kalmayın diye. Adınız Ayşe, Ali, Murat, Zeynep olarak kalsın diye.
Sen adı Yasmin olan kız…Sor annene bakalım başka isim bulamamışmı sana? Elif’in, Derya’nın, Suna’nın nesi varmış? Sen adı Michael olan çocuk? Nerden çıktı bu isim?
Sen ağzında sakızla öğretmeninin karşısında bacak bacak üstüne atan öğrenci? İndir ayağını, at o sakızı ağzından! Böyle mi öğrendin büyüklerine saygıyı?
Sen yabancı marka spor ayakkabısı giyen adam! Yok mu onun yerlisi, güzeli, ucuzu? Hani yerli malı kullanacaktık?
Sen okulun önünden hızlı geçen şoför! Trafiği öğrenemeden adam olunmaz anlamadın mı daha? Bu taze, körpecik bedenlere ya zarar verirsen? Çok mu acil işin bu çocukları umursamayacak kadar? Okul önünde korna çalan, bas bas bağıran bahçevan! Bir kilo domates satmak bir dersi bölmekten daha mı önemli?
Sen veli kardeş! Öğretmenine ne zaman çocuğunun durumunu sordun son kez? Ne zaman yapabileceğim bir şey var mı dedin?
Sen törende bile cep telefonuyla konuşan veli, sen İstiklal marşının ilk kıtasını bile ezbere bilemeyen zavallı…
Daracık pantalonla okula gelen öğretmenim….Etek boyu çok çok yukarılarda zavallı kız öğrencim….Satacağınız şey bedeniniz değil terbiyeniz, aklınız ve fikrinizdir. Başkalarının dikkatini dağıtmayın, kendinizi de küçük düşürmeyin.
Şu avluda köpek seven çocuk….Hayvan seven insan da sever unutma!
O ağaca kız arkadaşının adını kazıyan ahmak. O ağaca verdiğin zararla o kıza mektup yazmış değilsin. Böyle yapmakla o kıza hakaret, kendine eziyet ediyorsun. Ağacın canının yandığını anlayana kadar büyüyemeyeceksin.
Ve siz çocuklar…Buradan o kadar tatlı görünüyorsunuz ki….Size güvenmekle ne kadar doğru bir iş yaptığımı şimdi daha iyi anlıyorum. Gelecek sizlersiniz. Okuyun, öğrenin, sağlıklı büyüyün. Beni, ilkelerimi, Cumhuriyetin değerini anlayarak büyüyün.
Tarihinize, dilinize, kültürünüze, geleneklerinize sahip çıkın…Bugün bayramınız…Tabi eğlenmek en büyük hakkınız. Ama okumaya asla ara vermeyin, ertelemeyin, üşenmeyin, vaz geçmeyin.
Bayramınız kutlu olsun çocuklar….Sizleri hep sevdim, sonsuza kadar da seveceğim.

Hakkında editor

Sitemizin orta öğretim seviyesinde bir eğitim sitesi olduğunu lütfen unutmayınız! Lütfen şiir ve yazılarda hata veya yanlışlık olduğunu düşünüyorsanız bildiriniz... Yazı, şiir ve yorumlarınızda ziyaretçilerimizin yaş grubunu düşünerek seviyeli ve dikkatli olunuz. Telif haklarına dair sınırlamalara mutlaka uyunuz. Alıntılarda muhakkak kaynak gösteriniz. Emeğe saygılı ve genç beyinlere faydalı olmaya gayret ediniz. Sayfamızı ziyaret ettiğiniz için teşekkürler...

göz atmak isterseniz ...

23 Nisan töreni konuşma metni

23 Nisan töreni konuşma metni 23 Nisan 1920, tarihe altın harflerle yazılmış bir kahramanlık destanının, …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

4 + 5 =

Çanakkale mutlu son Tekirdağ mutlu son Antalya mutlu son Ankara mutlu son Samsun mutlu son Bursa mutlu son Konya mutlu son Balıkesir mutlu son İzmir mutlu son İstanbul mutlu son İstanbul mutlu son İzmir mutlu son Ankara mutlu son Antalya mutlu son Balıkesir mutlu son Gaziantep mutlu son Sivas mutlu son Aydın mutlu son Muğla mutlu son Afyon mutlu son Tokat mutlu son Kütahya mutlu son