Anasayfa / ŞAİRLER / ADMİN (İ.B.) / Bunları Biliyor musunuz?

Bunları Biliyor musunuz?

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
1 Kişi oy verdi
Ortalama puan: 5,00.
Bu yazıya oy vermek ister misiniz?
Loading...

Bunları Biliyor musunuz?

BÜYÜME
İnsan vücudu her gece yaklaşık 1 cm uzar ve ertesi gün asıl uzunluğuna döner.Çünkü vücut bir yere uzandığı zaman, omurgaya ait kıkırdak diskleri, yerçekiminin tesirinden kurtularak uzarlar.Bu da vücudun boyunu uzatır. Son tespitler göstermektedir ki yeni doğan bebekler, 63 güne kadar pek büyümemekte, adaha sonra aniden günde 1 cm (santimetre) kadar büyümeye başlamaktadır. Bu süreç çok sayıda hücrenin üretimini gerekli kılar. Bu yüzden bebekler bahsedilen dönemde çok hırçın ve aç olurlar. Anne ve babaların dikkatli olmasında fayda vardır.

DERİ
Deri kalınlığı vücudun değişik yerlerine göre farklılık arzeder. Gözkapaklarında kalınlık sadece yarım milimetredir. Ayakkabı tabanında ise yaklaşık yarım santimetredir. (çıplak ayakla yürüyenlerde isa daha kalındır.) Derinin ortalama kalınlığı ise 1 ile 2 mm(milimetre)’dir. İnsan derisinin herbir 2,5 santimetre karelik bölümünde 19 milyon hücre, 60 kıl, 90 yağ bezi, 570 cm uzunluğunda damar, 625 ter bezi ve 19.000 (ondokuzbin) duyu hücresi bulunur.
Deri, vücudun en fazla yer kaplayan dokusudur. Yetişkin bir erkeğin derisi 1,9 metrekare, ağırlığı ise yaklaşık 2,7 kg(kilogram)’dır. Her bir insandan yaklaşık 18 kg deri dökülür.

ADALAR SUYUN ÜSTÜNDE NASIL DURUYOR?
İlk bakışta,insana adalar suyun üstünde yüzüyormuş gibi gelir. Ama elinize bir kazma, kürek alıp kazmaya başlarsanız, bir türlü dibine varamazsınız.Çünkü gerçekten adalar denizin dibinden yükselen dağlardır. Bunların büyük bir kısmı su altındadır.Biz sadece tepelerini görürüz.

KASLAR
Bir kalemi alıp kaldırırken en az 12 çift kas görev yapar. Bir adım ise 200 çift kasın hareketiyle gerçekleşir.Kaşlarımızı çatarken 43 kası, tebessüm ederken ise sadece 17 kası kullanırız. Bir erkeğin ağırlığının %40’ı, bir kadının ise %35’i kastır. İnsan vücudundaki en büyük kas “glutaeus maximus” (yani oturak kas), en küçük kas ise kulağın içindeki en küçük kemikle irtibatlı, 0.12 cm uzunluğunda bir kas lifidir.(musculus tensor tympani)

NASIL UYURUZ?
Beynimiz; uyumamız gerektiği zaman, beyindeki uyku merkezine haber gönderir.Bu haberi alan uyku merkezi,his organlarımızdan beyne giden haberlerin, beyindeki merkezlere ulaşmasına engel olur.Dış dünya ile irtibatı sağlayan his organlarımızla ilgisi kesilince, beynin bir kısmının çalışması durur.Böylece uyumuş oluruz.

AY ÇİÇEKLERİ NEDEN GÜNEŞE BAKAR?
Her bir canlının yaratılışı mucizedir. Hepsinin yaratılışında farklı bir sistem, farklı bir sanat uygulanıyor. Bitkilerin yaratılışı da başlı başına bir sanattır. Ayçiçekleri, ışığın her taraftan eşit gelmesi durumunda düz bir şekilde büyürler. Ancak ışık tek taraftan geliyorsa bu durum, bitkinin gelişimini de etkiler. Bitki, hangi taraftan ışık alıyorsa, o tarafa doğru döner. Buna bitkinin bedenine yerleştirilen “oksin” adlı bir hormon sebep olur. Oksin, bitkinin büyüme şekli, miktarı ve yönüyle ilgili düzenlemelerde görev alan bir hormondur. Bitkinin üst kısmında üretilen bu hormon, aşağıya inerken, bitkinin ışık almayan kısmında yoğunlaşır. Böylece, bitkinin karanlıkta kalan kısmı daha hızlı büyür ve bitkinin aydınlık tarafa doğru eğilmesine yol açar. Biz de bu durumu, bitkinin ışığa yönelmesi şeklinde izleriz.

BİR KARTAL YERE NASIL İNER?
Şöyle elimize yorgunluk kahvemizi alıp balkonumuzda gökyüzünde uçan kuşları seyrederken, çoğu zaman onların yerinde olmak isteriz. Bir yandan da nasıl o minicik gövdeleriyle bulutlar arasında süzüldüklerine hayret ederiz. Fakat çoğu zaman önemli bir noktayı atlarız. Kuşların uçuşu kadar, yere konmaları da aynı ölçüde hayret vericidir. Özellikle de kartal gibi çok yüksek hızla uçabilen kuşların sağ salim iniş yapabilmeleri için, bedenlerine çok özel sistemler yerleştirilmiştir. Bir kartal inişini yaparken, kuyruğunu vücuduna göre bir açıyla aşağı çekerek hızını azaltır. Kanatlarının uçlarını alçaltarak onları fren olarak kullanır. Hızını kaybederken, kanatlarının üstünde oluşan oluşan hava akımı onun düşme tehlikesinin artmasına neden olur. Bu tehlikeyi “alulas” denilen özel tüylerini kaldırarak önler. Alulas’lar uçan kuşların kanatlarının ucunda bulunan üç dört adet tüy öbeğidir. Bunlar kanat yüzeyinde havanın çizgi halinde akmasına yardımcı olur. Artık kuş tüm hızını kaybettiğinde, dev pençelerini uzatır, dalı kavrar ve tamamen durur.

AĞAÇLARIN YAŞI NASIL BULUNUR?
Ağaçlarında nüfus kâğıdı vardır. Ama bunlar, onların gövdelerinde saklıdır. Her yıl ağaç kabuğunun altındaki tabakaya bir yenisi eklenir. Böylece gövdede iç içe birtakım halkalar meydana gelir. Her halka bir yılı gösterir. Her ağaç kesilince, bunlar sayılarak aranan yaş bulunmuş olur.

İSTANBUL BOĞAZI’NIN UZUNLUĞU NE KADARDIR?
Marmara Denizi ile Karadeniz’i birleştiren İstanbul Boğazı’nın uzunluğu yaklaşık olarak 29.900 metredir. Buna girintiler ve çıkıntılar dâhil değildir. Genişliği ise yer yer değişir. En dar yeri Rumelihisarı ile Anadoluhisar arasında olup, 698 metredir. Derinliği ise 50 metre ile 120 metre arasında değişir.

GÜNEŞ BATARKEN NİÇİN KIZARIR?
Güneşin batışında gökyüzünün aldığı sıcak ve parlak kırmızılık, en usta ressamların bile fırçalarıyla canlandıramayacakları güzellikte bir manzaradır. Aslında güneşin kırmızı renk olmadığı, hiçbir şekilde değişmediği bilinen bir gerçektir. Güneşin batışını renklendiren, ışığın atmosferimizde aldığı mesafeden başka bir şey değildir. Normalde güneş, bir renk dizisinin karışımıdır. Ancak atmosferdeki moleküllerden geçen ışık, zerrecikler tarafından kırmızı olarak yansıtılır.

GÖKYÜZÜ NEDEN MAVİDİR?
Gökyüzünün mavi görünmesinin tek sebebi kırılma hadisesidir. Güneş ışınları atmosfere girdiğinde atmosferdeki gaz moleküllerine ve toz parçacıklarına çarparak saçılır. Gün ışığı değişik dalga boylu birçok ışından oluşur. En kısa dalga boylu mavi ışınlar atmosferin üst tabakalarındaki küçük parçacılar tarafından hemen saçılırlar. Fakat kırmızı ışık (ki en büyük dalga boylu ışıktır!) saçılmak için daha büyük parçacıklara çarpmak zorundadır. Gökyüzü açık olduğunda, mavi ışık diğer ışıklara oranla en fazla saçılan ışıktır. Bu yüzden de gökyüzü mavi görünür. Mesela gökyüzü yoğun bulutlarla veya dumanla dolu olduğunda, tüm ışınlar nerede ise aynı oranda saçılır. Bu da gökyüzünün gri renkte görünmesine sebep olur.

NEDEN OKULA GİDERİZ?
Günümüzde, okuyup yazmayı, sayı saymayı bilmeyen bir insan, çağdaş yaşama koşullarına ayak uyduramaz. Bütün bunları öğrenmek için okula gitmek gerekir. Üstelik insanın okula gitmeyip, bütün gün büyüklerle bir arada kalması herhalde sıkıcı olurdu. Okula giden bir kimse, yalnız okuyup yazmayı, sayı saymayı bilmekle kalmaz; düşüncesini ilerletir, aklını ve zekâsını geliştirir, bilgi dağarcığını zenginleştirir. Türkiye’mizde ilköğretim 8 yıl olmakla birlikte parasızdır ve mecburidir. İlköğretimden sonra öğrenim ‘’orta” ve ‘’yüksek” olmak üzere ikiye ayrılır. Orta öğrenim lise, meslek liseleri ve teknik okullarda; yüksek öğrenim ise üniversite ve yüksek okullarda yapılır.

NEDEN BARAJLARI YAPARIZ?
Barajda toplanan büyük su kütlesi, bir elektrik fabrikasının türbinlerini çalıştırabilir; kanallar yardımıyla, kurak bölgelerin sulanmalarını sağlayabilir; suları, yağmur mevsimlerinde toplayıp, kurak dönemlerde serbest bırakarak, bir nehrin akışını düzenleyebilir. Barajlar, nehirlerin üzerlerinde veya dağlarla çevrilmiş ovalarda yapılarak gizli enerji depoları meydana getirirler. Barajın gerisinde toplanan su kitleleri, nehirlerin akışlarını düzenleyerek insanların ihtiyaçlarına göre arazileri sulamalarına, sel baskınlarıyla mücadele etmelerine yardımcı olur. Biriken suyun bu gizli enerjisi, hidroelektrik fabrikalarında hareket ettirici enerjiye de dönüşür.

KAR YAĞINCA YOLLARA NEDEN TUZ DÖKERLER?
Tuzlu su, saf suyun donduğu ısıdan daha düşük bir ısıda donar. Tuz, kara karıştırılınca onu eritir ve soğuktan donmasına engel olur. Böylece yolların buz tutması ve kayganlaşması önlenir. Saf su, 0 (sıfır) santigrat derece ısıda donduğu halde, tuzlu su, bundan daha düşük bir ısıda donar. Bu durum göz önüne alınarak, şehrin karla örtülen yollarına tuz dökülür. Böylece karın, özellikle havanın daha da soğuduğu gece saatlerinde buzlaşması ve bunun sonucu, yolların kayganlaşması önlenmiş olur. Tuz, kara ve buza sıcaklık vererek, onların kolay erimesini sağlar.

PORTAKAL KABUĞUNUN SUYU NEDEN YANAR?
Portakal kabuğunda ‘’portakal esansı” denen bir madde vardır. Bu madde hoş görünüşlü mavi bir alevle pek kolay yanar ve güzel bir koku yayılır. Çiçeklerin pek çoğunda, kolonyacılıkta da kullanılan esanslar bulunur.
Portakal kabuğu hücrelerinde hidrojen karbürü olan esanslar bulunur. Bunlar çok çabuk yanarlar. Kabuk sıkıldığı zaman , esanaslar minin mini damlacıklar halinde fışkırır. Bunları tutuşturmak da çok kolaydır. Bu esanslar, özellikle mandalina kabuğunda bulunanlar kolonya ve esans endüstrisinde kullanılır.

SOĞAN SOYARKEN NEDEN GÖZLERDEN YAŞ GELİR?
Soğan soyulurken, içinde çok uçucu ve tahriş edici bir sıvı bulunan iç kısmı da kesilir. Bu sıvının buharları göze ulaşınca, acı verecek şekilde göze batar. Bu da soğan soyanı hüngür hüngür ağlatır. Bir baş soğan kesildiği zaman, içindeki besleyici maddeler sürtünmeden dolayı kâğıt üzerinde yağlı bir leke bırakırlar. Bu uçucu maddelerin içinde çok etkili ve gözleri tahriş edici sülfürler vardır. Gözyaşı bezeleri tahrişe karşı savunmak ve gözü yabancı maddelerden temizlemek için hemen ve bol göz yaşı çıkartmaya başlarlar.

AY NEDEN BİZİMLE BERABER YÜRÜR?
Aydede bizimle beraber yürümez ve bizi izlemez. Yürürken ayı hep yanımızda görmemizin nedeni ayın dünyamızdan çok uzaklarda, çok yüksekte, ayrıca çok büyük olmasındandır. Ay, ona bakan insanın gözüne oranla, sonsuzdadır. Aya baktığımız kısa bir süre içinde, bizi ayıran mesafe değişmiş olur. Ama seyrettiğimiz açı aynı kalmıştır. Ayı çok daha uzun bir süre izlersek, bize oranla yer değiştirdiğini fark ederiz. Gece gezerken de, ay kendisini seyredenleri izliyormuş gibi olur.

UYURKEN GÖZLER NEDEN KAPANIR?
Uyku kasların genel olarak gevşemesini sağlar. Göz kapağını tutan kas da uyku sırasında gevşer, boşanır. Böylece göz kapağı, gözün üzerine inerek kapanır. Uyku sırasında beyin çalışma temposunu azaltır. Organik faaliyetler de çok yavaşlar. Bazı kaslar iyice gevşer. Göz kapağını kaldıran kas da bu arada gevşeyince doğal görevini yapamaz, göz kapakları kapanır.

alıntı: http://www.fsmli.com

Hakkında editor

editor

Sitemizin orta öğretim seviyesinde bir eğitim sitesi olduğunu lütfen unutmayınız! Lütfen şiir ve yazılarda hata veya yanlışlık olduğunu düşünüyorsanız bildiriniz… Yazı, şiir ve yorumlarınızda ziyaretçilerimizin yaş grubunu düşünerek seviyeli ve dikkatli olunuz. Telif haklarına dair sınırlamalara mutlaka uyunuz. Alıntılarda muhakkak kaynak gösteriniz. Emeğe saygılı ve genç beyinlere faydalı olmaya gayret ediniz. Sayfamızı ziyaret ettiğiniz için teşekkürler…

göz atmak isterseniz ...

Geleceğin suçlusunu yetiştirmenin en basit kuralı

Geleceğin suçlusunu yetiştirmenin en basit kuralı *- Daha küçükken çocuğa istediği her şeyi vermeye başlayın! …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

4 + 6 =