Anasayfa / ŞİİRLER / C ve ç harfli şiirler / ÇOCUKLAR İÇİN KISACA DİN BİLGİSİ

ÇOCUKLAR İÇİN KISACA DİN BİLGİSİ

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
1 Kişi oy verdi
Ortalama puan: 5,00.
Bu yazıya oy vermek ister misiniz?
Loading...

ÇOCUKLAR İÇİN KISACA DİN BİLGİSİ

Din eğitiminin nasıl yapılması gerektiğinden daha önemlisi dinin gayesi ve bu eğitimin hedefinin anlaşılmasıdır. Dinin toplumsal kardeşlik, barış, huzur ve esenliği gaye edindiğini bilmek, Müslüman’ın ‘sadece Allah’a teslim olan’ demek olduğunu, İslam’ın ‘huzur, barış, esenlik ve sadece Allah’a teslimiyet’ demek olduğunu öğretmek ilk ve en büyük adımdır.

Dinin kaynağı Kur’an’ı Kerim, Yüce Allah’ın rahmet Peygamberi vasıtasıyla tüm insanlığa duyurduğu emirlerini ve tvsiyelerini içeren yüce bir ilahi kitaptır. İslamiyet ise dünyada ve kıyamete kadar tek muteber dindir ve değişmeyecektir.

Peygamberimiz 63 yıllık ömrünün 23 yılını elçilik görevi ile geçirmiş mükemmel ahlaklı, dürüst, güvenilir bir insandır ve kendisine vahyedilen hususlar sadece tek bir kavme veya ulusa değil tüm insanlığa hitaben emredilmiştir.

Bizler, müslüman ana babadan doğmuş, müslümanlığı seçmiş, iman ve İslam kurallarını benimsemiş insanlarız. Dinin ilk şartı ise iman etmektir ki Allah’a, ahirete, kitaplara, peygamberere, meleklere ve kadere iman bunun alt başlıklarıdır. Bizim dini tercihlerimiz, bizim ahlaklı, ibadetli, namuslu, dürüst insanlar olmamızı gerekli kılar ve iyi – güzel işler yapmayı öngörürken, kötülüklerden ve kötülerden de uzak durmamızı gerekli kılar. Bunun aksine davrnmak cezayı gerektirir ki bu dünyada yaptığımız iyi veya kötü işlerin tamamı, bir nokta kadar unutulmadan ahiretteki durumumuzu belirleyecektir.

İyi işler yapanlar cennetlere, kötü işler yapanlar cehenneme gidecektir ve bizler cehenneme gitmeyi istemeyiz.

Hata, noksan ve ayıplardan korunmak, yasaklardan haberdar olmak için de Kur’an’ı okumak ve anlamak mecburiyetindeyiz. Çünkü Yüce Allah o kitap ile tüm insanlığa emirler vermiş ve O kitapta yazılanlara göre yaşamamızı emretmiştir. Bu yüzden Kur’an’ı sadece okumak değil anlayarak okumakla sorumluyuz.

Anlamaz, bilmez, okumazsak bu bizim için bir mazeret teşkil etmeyecektir.

Peygamberimiz dinin elçisi sıfatıyla pekçok yorumlar yapmış, sözler söylemiş, bazen sessiz kalarak onaylamış, bazen kızarak reddetmiştir. İşte Peygamberimizin bu söz, davranış ve onaylarına da hadis diyoruz. Hadis aslen sözdür ve bize kadar ulaşan hadisler Yüce Kitabımız Kur’an’a uygun olduğu sürece de esastır, haktır, gerçektir.

Zaman içinde bazı kötü düşünceli insanlar dini kullanmaya, dini hakikatten saptırmaya gayret etmişlerdir. Özellikle diğer dinlerde bu sıkça görülmüş ve o yüzden diğer dinler ilahi huzurda muteberliklerini kaybetmiştir.

İbadet konusu bizlerin müslümanlığımızı gösterme biçimimizdir. Bize şah damarından yakın olan Allah aklımızdan ve kalbimizden geçeni de bilir. Hiç kimsenin olmadığı yerde yaptığımız her şeyi görür. Bu nedenle namaz, zekat, hac, oruç gibi ibadetlerimizde önce niyet etmeli ve sammi olmalıyız ki ibadetimiz boşa gitmesin, bize kardan çok zarar getirmesin.

Şeytan ve kötüler bizi Allah yolundan çevirmeye, aklımızı karıştırmaya, yanlış şeyleri hayatımıza sokmaya çalışır ki onlar gibi cehennemlik olalım isterler.

Allah ise affedendir, kudret ve şefaat sahibidir. Bu fani dünyada ne kadar uzun ve ne kadar bolluk içinde yaşarsak yaşayalım bir gün hepimiz öleceğiz ve ahirette yaptıklarımızdan hesaba çekileceğiz.

Allah’tan başka birilerinden medet ummak, el açmak, yardım istemek, Allah’ı inkar etmesek bile şirktir, en büyük günahlardandır. Allah bizlerin günahlarını inşallah affedecektir. Ama asla affetmeyeceği tek şey kendisi gibi yüce bir varlığı veya kişiyi kabul etmektir ki bunun adı şirktir.

İnsanlar iman eden ve etmeyen olarak iki sınıftır. Kullar iman ediyorlarsa zaten İslam’ı kabul etmiş olurlar ve gereklerini de yerine getirirlerse inşallah kazananlardan olurlar.

Kafirler ise Allah’ı ve ahireti reddedenlerdir. Münafıklar ise inanıyor görünüp aslında inanmayan yalancılardır ve onlar kafirlerden de kötüdür.

Allah’a ve ahirete, imanın tüm bölümlerine iman edenler ise mü’min’dir ve Allah hepimizin birer mü’min olmasını ister.

Yaşadığımız bu dünyada yaptığımız, söylediğimiz veya yapmamız gerektiği halde yapmadığımız şeylerden sorumluyuz. Bu sorumluluk ergenlikle yani insana göre değişse de yaklaşık onbeş yaşında başlar ve ölene kadar devam eder. Bu yaştan önce bizlerin sorumluluğu anne ve babamızda iken bu yaştan sonra artık kendimiz her hareket ve sözümüzden sorumlu olmaya başlarız.

Yüce Allah iyilik yapılmasını ve kötülükten uzak durulmasını emreder. Kötülük ve iyiliklerin neler olduğu da Kur’an’da yazılıdır. Ayrıca daha bizler doğmadan evvel kalbimize yerleştirilen güzel huy ve anlama kabiliyetleri bizlere vicdan gibi, sağduyu gibi, merhamet gibi doğru yolu gösterir.

Yaşadığımız hayatta yaptığımız tercihlere rağmen herşey Yüce Allah’ın izni ve dilemesi iledir. Buna kader deriz. O bizlerin ne zaman doğacağını, ne zaman öleceğini, başımıza neler geleceğini bilendir. Çünkü O, zamanın öncesini de sonrasını da bilir. Bizim ileride neye muhatap olacağımızı da yalnız o bilir. Çünkü O’ndan başkası geleceğe ait hiçbir şey bilemez.

Melekler, Allah katında Rabbimizin yardımcılarıdır. Nurdan yaratılmış ve dürüstlükte örnek bu kullar doğru ve dürüst olan insanaların da yardımcısıdır ve bizler için dua ederler. Bunlardan iki tanesi omuzlarımızda bizim yaptığımız şeylere şahit olan meleklerdir. Bunlara hafıza melekleri denir. Bunlar ahirette hakkımızda şahitlik edeceklerdir.

İyilik yapmanın sevabı kadar kötülükten sakınmanın da, kötülüğe engel olmanın da sevabı vardır. Dolayısıyla sadece iyi olmak yetmez aynı zamanda kötülükle ve kötülerle mücadele de etmek lazım gelir.

Anne babaya ve büyüklere saygı, ahlak kuralları, dini yasaklar ve yasalara uymak Allah’ın emrettiği işlerdendir. Yardım etmek, paylaşmak, destek olmak, iyilik yapmak, sabretmek bunlara örnektir.

Hırsızlık, devlet malına el uzatmak, adam öldürmek, terör yapmak, yalan söylemek, iftira atmak, yalan yere şahitlik etmek, şarap içmek gibi şeylerde yasak olan işlerdir.

Yüce Allah kendisine dua ile yakarmamızı ve kendisinden yardım istememizi ister. Yine Allah verdiği nimetlere şükretmemizi ister.

Bizlere düşen iyi ve dürüst insanlarla birlikte olmak, onlarla oturup kalkmak, kötülerden ve kötülüklerden uzak durmaktır.

En büyük emirlerden birisi de abdest almak ve pis gezmemektir.

Namaz dualarını öğrenmek, erken yaşlardan itibaren bayram namazlarına gitmek, ibadete ısınmaya çalışmak çocuklar için vazifelerdir. Onbeş yaşından itibaren ise bunlar zorunludur ve herkes ahirette kendi yaptıklarından sorumlu olacak, kimse kimsenin günahını üstlenemeyecektir.

Şehitler Allah yolunda canlarını feda eden cennetlik, sevgili kullardır ve bunlara saygı ve sevgi duymak her müslümana borçtur.

Annesiz ve babasız çocuklar ise yetim ve öksüzdür ve bunların tıpkı fairler gibi pekçok dertleri vardır. Bunlara yardım etmek, akrabalarımızı ziyaret etmek, hastaları ziyaret etmek dinimizin emirlerindendir.

Tabiatı ve diğer hayvanları korumak, onlara zarar vermemek, israf etmemek, lükse kaçmamak, hak etmediğimiz şeyleri kazanmak – almak günahtır.

Bize ait olmayan hiçbir şey bizim değildir. Çalmak kötülüklerin en büyüklerindendir.

Allah doğruların yanındadır ve mü’minlerin dostudur. Bu dünyadaki en büyük mükafatımız ise Yüce Allah’ın rızasını kzanabilmektir. Bu yüzden herşeyi sadece bu rızayı kazanabilmek için yaparız ve yağtığımız iyi şeyler bizi bu güzelliğe yaklaştırırken, kötülükler bizi bundan sürekli uzaklaştırır.

Bu dünya bir sınav alanıdır ve hepimizin nasıl yaşayacağını görmek içindir. Asıl hayat ise ahirettedir. Bu yüzden bu dünyada yaşarken iyi şeyler yapmalı, ne zaman olacağını bilemediğimiz ecelimize kadar iyilikten ayrılmamalıyız.

Din bu yüzden sammiyet, dürüstlük, fedakarlık ve alçakgönüllük ister. Kibirli, burnu büyük, haksızlık yapan ve zulmedenler ise Allah’ın lanetlediği kimselerdir. İşte bu nedenle de seçtiğimiz dost ve arkadaşlara çok dikkat etmemiz gerekir. Çünkü kötü bir arkadaş, kasadaki çürük bir domates gibi tüm kasayı çürütür.

Unutmayın! İyi insan olmak bir ömür sürer, kötü insan olmak on dakikadır.

Admin (i.b)

Hakkında editor

editor
Sitemizin orta öğretim seviyesinde bir eğitim sitesi olduğunu lütfen unutmayınız! Lütfen şiir ve yazılarda hata veya yanlışlık olduğunu düşünüyorsanız bildiriniz... Yazı, şiir ve yorumlarınızda ziyaretçilerimizin yaş grubunu düşünerek seviyeli ve dikkatli olunuz. Telif haklarına dair sınırlamalara mutlaka uyunuz. Alıntılarda muhakkak kaynak gösteriniz. Emeğe saygılı ve genç beyinlere faydalı olmaya gayret ediniz. Sayfamızı ziyaret ettiğiniz için teşekkürler...

göz atmak isterseniz ...

TEVHİD, Ziya Gökalp

TEVHİD, Ziya Gökalp -İçtimaî tasavvufa göre-. Tanrımız bir tek ilâh Yok bize başka penah İkiye …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

91 − 81 =