Anasayfa / DÜZ YAZILAR / DRAMA VE SKEÇLER / Gülüş Düşler Ülkesinde, Çocuk Oyunu, Fevzi Günenç

Gülüş Düşler Ülkesinde, Çocuk Oyunu, Fevzi Günenç

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
Bu yazıya oy vermek ister misiniz?
Loading...

Gülüş Düşler Ülkesinde, Çocuk Oyunu, Fevzi Günenç

Bir Perdelik Çocuk Oyunu

OYUNDAKİ KİŞİLER:

GÜLÜŞ: ……………………………….
KARABAŞ: ……………………………
BABA: …………………………………
ANNE: …………………………………
SERÇE: ………………………………..
HAVUÇ: ………………………………..
TAVŞAN: ………………………………

GÜLÜŞ: Her Pazar babam
Ormana götürüyor bizi.
KARABAŞ: Niçin?
GÜLÜŞ: Piknik içiiin…
KARABAŞ: Seviyor musun orayı?
GÜLÜŞ: Sevmez miyim!
Çok güzel bir yer.
Ortada dere akar şırıl şırıl.
Suları pırıl pırıl…
KARABAŞ: Serçeler de var mı serçeler?..
GÜLÜŞ: Olmaz olur mu?
KARABAŞ: Haydi yine gidelim oraya…
GÜLÜŞ: Canımızın her istediğinde gidemeyiz.
Ama hayal edebiliriz.
KARABAŞ: Haydi hayal edelim öyleyse!
GÜLÜŞ: Edelim.
BABA: (Mangal yellemektedir) Ben Gülüş’ün babasıyım.
ANNE: (Sofrayı kuruyor) Ben de annesiyim Gülüş’ün.
KARABAŞ: Ben Gülüş’ün sevgili köpeği Karabaş’ım…

GÜLÜŞ: Ben de Gülüş’ün kendisiyim.Hayal kurduk
Soluğu yine orada aldık
Yedik içtik neşeyle
Sonra her birimiz bir işe daldık.

HEP BİRLİKTE YEMEK YER AYRAN İÇERLER
GÜLÜŞ: Oooo ne güzel yapmışsın babacığım kebapları
ANNE: Eline sağlık
BABA: Ayranın da tadına doyum olmuyor canım.
ANNE: Yardım etsene Gülüş sofrayı toplayalım
Doğayı kirli bırakmayalım.
GÜLÜŞ: Haklısın anne pırıl pırıl olsun her yanımız
Doğa bizim canımız.
(Sofrayı çabucak toplarlar)
ANNE: Çok yedimBen biraz yürümek istiyorum.
Kilomu korumalıyım.
BABA: Ne demiş atalarımız?
Karnın doyunca ya kırk adım at ya sırt üstü yat.
Ben yatmayı seçiyorum.
Biraz uyuyacağım.
GÜLÜŞ: (Elindeki kitapla sahnenin önüne gelir. İzleyenlere seslenir.)
Herkes dediğini yaptı.
Ben de bir ağaca yaslandım
Elime kitabımı alıp okumaya başladım.
KARABAŞ:Hey ne yapıyorsun orada öyle Gülüş?
GÜLÜŞ: Tokluktan olsa gerek
Okurken uykum geldi.
KARABAŞ: Ben de oyun oynayayım bari…
Şu serçeler de olmasa
Sıkıntıdan patlayacağım.
(Seslenir) Hişt küçük serçe!
Gel birlikte oynayalım…
SERÇE (Pıt pıt pıt kaçar.) Yok ya…
Annen güzel mi?
KARABAŞ: Kaçma benden canım…
Nereye gidiyorsun?
Sana bir zararım dokunmaz
Sadece oyun oynamak istiyorum.
SERÇE: Pışşııık…
KARABAŞ: Kaçma dedim sana!
Bak yakalarsam fena olur!
SERÇE: (Güler) Kıh kıh kıh… Görsek şunu… Nasıl fena oluyormuş?
HAVUÇ: (Koşarak sahneye girer) Ah oy aman!.. Öldüm bittim!..
KARABAŞ: Kimden kaçıyorsun Havuç kardeş?
HAVUÇ: Görmüyor musun peşimden geleni?
KARABAŞ: Ha evet… Sevimli bir tavşan…
HAVUÇ: Sevimli mi!
Hiç de değil.
Eğil de bak şunun dişlerine
Ne kadar keskin! Eğil eğil!
KARABAŞ: Dişleri keskinse ne olacak canım?
HAVUÇ: Bir canavar o!
Beni yemek istiyor!
SERÇE: Denize düşen yılana sarılırmış.
Doğru valla.
Bu Karabaş canavar değil mi sanki?
KARABAŞ: Duydum söyledikleri serçe!
Canavar değilim elbette
Gözüm ne otta ne ette…
SERÇE: Sen onu benim külahıma anlat
Eline geçsem beni tutarsın
Tırnak kadardır demeden.
Yutarsın.
KARABAŞ: Kemikledir benim işim
Boşuna bu telaşın.
SERÇE: Nasıl kemikmiş bakalım bu?
Yoksa benim gibi serçelerin
Çıtır çıtır taze kemikleri mi?
İster misin üstünden de buzlu su?
KARABAŞ: Bir serçe benim dişimin kovuğuna etmez
Seninkisi serçe kuruntusu.
SERÇE: Hadi oradan Karabaş bozuntusu
Yeter miyim yetmeze miyim biliyorum
eline geçsem sana lokma olurum
KARABAŞ: Kafamı bozma bak fena yaparım ha!
SERÇE: Neyse ki kanatlarım var
Pırrr dedim yerinde kalakalırsın
Havanı alırsın.
KARABAŞ: Benim de kanatlarım olsaydı
Görürdün gününü.
SERÇE: Yok ama yook yok.
Kanatların yoook (Güler) Cik cik cik… Kıh kıh kıh…
HAVUÇ: (Havuç kaçar tavşan kovalar.) İşte geldi…
İmdaaat can kurtaran yok mu?
TAVŞAN: Kaçma havuç kardeş
Nasıl olsa yakalarım seni.
Boşuna yorma beni.
KARABAŞ: Bu şenlik hoşuma gitti.
Ben de düşeyim şunların peşine…
HAVUÇ: Köpek kardeş n’olur kurtar beni bu canavardan
KARABAŞ: Biraz oynayalım da yardım ederim sana
HAVUÇ: Oyun derdinde miyim şu halime baksana…
TAVŞAN: Amma nazlandın be havuç.
Seni yiyiversem canın mı çıkar?
HAVUÇ: Elbette canım çıkar.
Beni yersen bir daha var olamam ki.
TAVŞAN: Seni yiyemezsem de ben var olamam…
Gel bana teslim ol.
HAVUÇ: Olmam…
TAVŞAN: Düşün bir
Ne mutlu sana ne şeref ne şan
Seni yiyecek olan soylu bir tavşan.
HAVUÇ: Bırak peşimi bırak sululuğu
Yere batsın tavşanın soyluluğu…
KARABAŞ: Yaaa ne kadar hızlı koşuyorsunuz.
Ben bile yetişemiyorum peşinizden.
TAVŞAN: Dur diyorum sana Havuç dur!
KARABAŞ: Asıl sen dur hele
Tavşan kardeş yolun nereye?
TAVŞAN: Su içmeye dereye…
GÜLÜŞ: Karabaş
Bırak tavşancığı!
KARABAŞ: Tavşan da bıraksın ama Havucun peşini…
SERÇE: Sen benim peşimi bırak asıl.
ANNE: Gülüüüş! Neredesiiin? ..
BABA: (Telâşla uyanır) Ne oldu? Neler oluyor?
Neden bağırıyor herkes?
GÜLÜŞ: Karabaş baba!
Yok Havuç! Yani serçe…
BABA: Ne olmuş Karabaş’a
Ne olmuş havuca serçeye?
GÜLÜŞ: Onu yiyecek.
ANNE: Kim yiyecek?Kimi yiyecek?..
BABA: Karabaş havuç mu yiyor?
GÜLÜŞ: Hayır o serçeyi istiyor?
KARABAŞ: Bi şey yiyip içtiğimiz yok valla.
Ama yakında olacak işalla…
GÜLÜŞ: Bıraksam yiyeceksin ama!
KARABAŞ: Asıl Tavşana bakın siz
Beni bırakın da.
BABA: Ne olmuş tavşana?
GÜLÜŞ: Havucu yemek istiyor ya…
ANNE: (Girer) Ne olurmuş tavşan havucu yerse…
GÜLÜŞ: Öyle deme anne.
Ona da yazık ya…
BABA: Hani havuç nerede!
ANNE: Tavşan nerede!
KARABAŞ: Serçe nerede?
GÜLÜŞ: Demin buradaydılar.
Buradaydı değil mi Karabaş?
KARABAŞ: Valla ben bir şey görmedim.
GÜLÜŞ: Karabaş!
Aşk olsun sana!
BABA: Anlaşıldı
Sen rüya görmüşsün Gülüş.
GÜLÜŞ: Hayır rüya değildi!
Karabaş sen serçeyi kovalamıyor muydun?
KARABAŞ: Kim?Ben mi?Serçe mi?
Ne serçesi? Ne kovalaması?.. Serçe nerede?
Göster de kovlayayım onu230;
HEPSİ KAHKAHALARLA GÜLER.
KARABAŞ: (İzleyicilere döner) Yemek İçin değil inanın…
Oyun için oyun… Şaka yani! (İzleyenleri selamlar.)
SERÇE: Oyun içinmiş… (Karabaş’a bakarak ‘Seni seni’ dercesine başını sallar! İzleyenleri selâmlar.)
HAVUÇ: Tavşanın beni kovalaması?..
O da mı şakaydı?
TAVŞAN: Şakaydı tabi…

HAVUÇ: Akrabam olan havuçların hepsini şakacıktan mı yedin?
TAVŞAN: Şakacıktan… (İzleyenlere göz kırpar.)
GÜLÜŞ: Hepsi düşmüş… Ama ne güzel bir düştü değil mi?
BABA: Ben biraz daha uyumak istiyorum…
ANNE: Amaaan… Uyu uyu ne olacak. Uyuduğun da yeter.
Gel birlikte yürüyelim.
BABA: Yürüyelim mi?
ANNE: Yürüyelim tabii…
BABA: Eh yürüyelim bari.
Aklı olan koca
Karısının sözünden çıkmaz.
(İzleyenleri selamlar.)
GÜLÜŞ: Babam hep böyle yapar.
O yüzden de bizim evde hiç kavga çıkmaz.
(İzleyenleri selamlar.)

alıntı

Gülüş Düşler Ülkesinde, Çocuk Oyunu, Fevzi Günenç

Hakkında editor

editor
Sitemizin orta öğretim seviyesinde bir eğitim sitesi olduğunu lütfen unutmayınız! Lütfen şiir ve yazılarda hata veya yanlışlık olduğunu düşünüyorsanız bildiriniz... Yazı, şiir ve yorumlarınızda ziyaretçilerimizin yaş grubunu düşünerek seviyeli ve dikkatli olunuz. Telif haklarına dair sınırlamalara mutlaka uyunuz. Alıntılarda muhakkak kaynak gösteriniz. Emeğe saygılı ve genç beyinlere faydalı olmaya gayret ediniz. Sayfamızı ziyaret ettiğiniz için teşekkürler...

göz atmak isterseniz ...

İŞÇİ Mİ,DİŞÇİ Mİ? Ülkü Duysak

İŞÇİ Mİ,DİŞÇİ Mİ? Ülkü Duysak 1.PERDE 1.SAHNE DEKOR:Sokak görüntüsü KİŞİLER:Bir kadın ve bir genç KADIN-(Eli …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

95 − 85 =