bonus veren casino siteleri betebet
süpertotobet giris megabahis betvole betlike trbet giris
bedava bahis
betpas
Anasayfa / ŞİİRLER / J ve K ve L harfli şiirler / KİRALIK KONAK kitap özeti, Yakup Kadri KARAOSMANOGLU

KİRALIK KONAK kitap özeti, Yakup Kadri KARAOSMANOGLU

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
Bu yazıya oy vermek ister misiniz?
Loading...

KİRALIK KONAK kitap özeti, Yakup Kadri KARAOSMANOGLU

KİTABIN ADI : KİRALIK KONAK
YAZARI : Yakup Kadri KARAOSMANOGLU
YAYINEVİ : İLETİŞİM YAYINLARI
BASIM TARİHİ : 1999
SAYFA SAYISI : 256
KİTAP ÖZETİ

Naim Efendi çok zengin, zengin olduğu kadarda hesaplı bir kişiydi. Babasından kalma bir servetti. Büyük bir ihtimamla idare ve muhafaza ediyordu. II. Abdülhamit döneminde devletin yüksek mevkilerinde bulundu. Bir çok defalar valiliklerde dolaştı. Süreyi Devlet Azası, Rüsumat Müdire Umumisi oldu. İnkılaptan iki sene evvel dolaşık bir “TEVLIYET” (Mütevellilik) davası yüzünden istifasını verdi ve Hükümet islerinden tiksinerek bir köseye çekildi. Fakat memuriyet döneminden kalma bayramlaşma ve özel deftere imza olayını hiçbir zaman aksatmazdı.
Bütün çocukluğu, bütün gençliği İstanbul ‘un en kalabalık konağında geçen Naim Efendi eğlenceli meclisleri, ahbap arasındaki sohbetleri, misafirlere ziyafetleri çok severdi. Fakat öyle bir zaman yasadı ki bunların hepsi yasaktı. Naim Efendi yeni sazdan, yeni şarkılardan zevk almak söyle dursun, son senelerde yazılan ve konuşulan Türkçe’yi de anlamıyordu.
Bundan beş sene öncesine kadar karisi Nefise Hanımefendi yani basında idi, rahatını huzurunu mümkün mertebe koruyordu. Zira, bu ihtiyar kadın ölünce evin içinde yalnız kaldı. O öldükten sonra yerine Sekine hanim geçti; fakat Sekine Hanim hiçbir cihetten annesine benzetmiyordu. Tabi ki babası gibi çekingen, içinde titiz, iradesiz, tembel bir kadındı; hususiyle kocasının nüfusuna ve çocuklarının arzularına son derece uyardı. Kocası ise kırk beş yasında bir züppeden başka bir şey değildi.
Naim Efendinin damadı Düyunu Umumiye Müfettişlerinden Servet Bey, Naim Efendinin saflığından yararlanarak bütün iradesini konak içerisinde istediği gibi yürütüyordu. Servet Beyin oğlu Cemil henüz yirmi yasında bir mektup çocuğu olmasına rağmen Beyoğlu’ndaki büyük lokantaların, gazinoların, barların sadık gediklisi idi. Bu yasında bir çok zevkleri vardı. Biraderinin küçük sırlarında vakıf olan Seniha ise son çıkan moda gazetelerinin resimlerine benzerdi. Körpe ince ve çolak vücudu ipek böcekleri gibi daima biçim değiştirme, başkalaşma içerisindeydi.
Pazartesi günleri Seniha’nın çay günleridir. Avrupa’nın bütün kibar kadınları gibi o günleri giyinir; kuşanır ve tam beste konağın salonunda nadir görülen bir hanımefendi vakarıyla ziyaretçilerini beklerdi. Seniha salonun bir kösesinde iki genç kızla halasının torunu Hakki Celi’sin kendisine okuduğu şiirleri dinler, gözüküyordu. Bu genç kendisinden iki ay küçük olmasına rağmen ve bir çok şiiri bazı mecmualarda çıkmasına rağmen ona parmakları mürekkep lekeli ve pantolonunun dizleri çıkmış zavallı bir mektep çocuğu gibi görünmekten kurtulamıyordu. Saat beşe henüz gelmişti ki; Faik Bey konağı ziyarete geldi. Faik Bey Cemil’in yakın arkadaşları arasındaydı. Kumral, zayıf, uzun saçları iyi taranmış bir gençti. Küçük yasından beri Avrupa’nın muhtelif şehirlerinde dolaşmış, oturmuş olduğu için hareketlerinde hiç sahte görülmeyen bir Frenk zarafeti ve kıvraklığı vardı. Faik Bey ile Seniha arasındaki münasebetin bir arkadaşlık derecesinden fazla olduğunu genç kızın bütün erkek ve kadın arkadaşları bili verirlerdi.
Fakat, buna da hafif bir flört manasını verirlerdi. Zira Faik Bey, pek çapkın bir delikanlı ve Seniha, pek şuh bir genç kızdı. Günden güne aralarındaki sevgi çoğalmaya başladı. Faik Bey için Seniha’yı sevmek birdenbire vazgeçilmeyen ihtiyarlardan biri oluverdi. O simdi kumara ne kadar düşkün ise, Seniha’yı da o kadar arıyor. Seniha’ya kendini o kadar düşkün hissediyordu. Dört günlük bir ayrılıktan sonra sabah Faik Bey konağa geldi. Henüz herkes uykudaydı. saçları karma karışık, yüzü sapsarıydı. Yanaklarında üç günlük bir sakal, toz renginde bir kir tabakası vardı. Seniha ne var? Ne oldu? Demek isteyen gözlerle Faik Bey’ i süzdü. Faik Bey sessiz bir şekilde hiçbir şey söylemiyordu. Seniha daha sonra kardeşi Cemil’ den öğrendiği kadarıyla Faik Bey’ in kumarda Üç yüz elli lira kaybettiğini ve paraya ihtiyacı olduğunu öğrendi. Cemil parayı Seniha’nın büyükbabasından istemesini söyledi. Seniha’nın bunun mümkün olmayacağını söylemesi üzerine Cemil Seniha’nın elmaslarını rehin koymasını istedi.
Seniha dolabını açtı içinden bir çekmece çıkardı. Çekmecenin içinden birkaç tane mahfaza aldı ve birer birer Cemil’e uzattı.
Ve hayatında ilk defa olarak ağır ve ciddi bir şekilde düşündü, kaldı. Hayat bir an içinde, ona çıplak ve en kaba haliyle görünmüştü. Bu dünyada her şey ne bayağı, ne beyhude, ne kirliydi230; Bu dünyada güzellik bir hayal, sezgi bir efsane, asalet ve zarafet, insanin üstünde hafif bir cilaydı. En güzel bir yüze bir iskelet ifadesi vermek için iki gecelik bir uykusuzluk, bir sevgiyi bir alışverişe çevirmek için birkaç paket iskambil kağıdı, en zarif bir adamı bir dilenciye döndürmek için üç yüz elli liralık bir borç kafiydi.
Seniha kalbinin bu bir günlük imtihanından epeyce değişmiş çıktı. Aşktan evvel ki alaycı, havai, şuh ve işveli haline avdet etti.
Konağı kiraya verip kardeşi Selma Hanımefendinin yanına taşınma bahsi çıktığından beri Naim Efendi’ nine rahatı huzuru büsbütün kaçtı. Selma Hanımefendinin kararı o kadar katiydi ki hiçbir mazeretle bunun önüne geçsek kabil olmuyordu.
NAİM EFENDİ;
“Burada doğmuşum, burada yasamışım, ihtiyarlamışım! Nasıl bırakır giderim? Diyordu.”
SELMA HANIM;
“Burada, fareler, örümcekler ortasında yapayalnız öleceğine, benim yanımda benim gözüm önünde ölürsün” diyordu.
Konak, Naim Efendiyle beraber, her gün biraz daha yıkılıp gidiyordu. Zili bozulan sokak kapısı ağır bir tokmakla vuruluyor ve bir çok gıcırtılarla mustarip bir hayvan gibi sarsıla açılıyordu.

SONUÇ:

Kitabin Ana Fikri ve Kitap Hakkındaki Genel Değerlendirme :
Kiralık Konakta Osmanlı İmparatorluğunun çöküş dönemindeki toplumsal nedenler dile getirilir.
Kiralık Konak İmparatorluğun çöküş çanlarının kulak yırtan sesleri içinde, kuşaklar arasındaki değişen değer yargıların buna bağlı olarak da yasam biçimlerinin çelişkisini sergileyen bir romandır.
Seniha – Faik – Hakki Çeliş üçgeni romanın yapısının iskeletidir. Toplumsal rüzgarların savurduğu bu insanlar birer yaprak gibi uçuşuyorlar, hiç toprağa düşmüyorlar. Kiralık Konaktaki kahramanların ortak özelliklerinden biri de düşün-dükleri, ettikleri dünya ile gerçek yaşamları arasındaki bağlantısızlıklardır. Onlar için yasamın her gerçeği birer beklenmeyen darbedir.
Konağın dağılıp satılığa çıkarılmasıyla biten roman bir zümrenin çöküntüsünün üç kuşaklık hikayesidir.

Hakkında editor

editor
Sitemizin orta öğretim seviyesinde bir eğitim sitesi olduğunu lütfen unutmayınız! Lütfen şiir ve yazılarda hata veya yanlışlık olduğunu düşünüyorsanız bildiriniz... Yazı, şiir ve yorumlarınızda ziyaretçilerimizin yaş grubunu düşünerek seviyeli ve dikkatli olunuz. Telif haklarına dair sınırlamalara mutlaka uyunuz. Alıntılarda muhakkak kaynak gösteriniz. Emeğe saygılı ve genç beyinlere faydalı olmaya gayret ediniz. Sayfamızı ziyaret ettiğiniz için teşekkürler...

göz atmak isterseniz ...

Mustafa Kemal kitap özeti, Yılmaz Özdil

Mustafa Kemal kitap özeti, Yılmaz Özdil KIRMIZIKEDİ yayınları tarafından 3 Ekim günü okurlarıyla buluşan “Mustafa …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

82 − = 73

Çanakkale mutlu son Tekirdağ mutlu son Antalya mutlu son Ankara mutlu son Samsun mutlu son Bursa mutlu son Konya mutlu son Balıkesir mutlu son İzmir mutlu son İstanbul mutlu son İstanbul mutlu son İzmir mutlu son Ankara mutlu son Antalya mutlu son Balıkesir mutlu son Gaziantep mutlu son Sivas mutlu son Aydın mutlu son Muğla mutlu son Afyon mutlu son Tokat mutlu son Kütahya mutlu son