Anasayfa / ŞAİRLER / ADMİN (İ.B.) / Mudanya Ateşkes Antlaşması

Mudanya Ateşkes Antlaşması

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
Bu yazıya oy vermek ister misiniz?
Loading...

Mudanya Ateşkes Antlaşması (11 Ekim 1922)

Büyük Taarruz’un başarıyla sonuçlanmasından sonra Anadolu’da Yunan askeri kalmamış idi. Türk orduları bir taraftan İzmir’e girerken bir taraftan da Bursa’yı alarak Marmara kıyılarına dayanmıştı. Trakya ise halen işgal altındaydı. İngiltere Başbakanı Lloyd George Türklerin İstanbul ve Çanakkale’ye doğru harekata girişebileceklerinden endişeleniyordu. Hatta, Türklerle savaş sözünü bile telaffuz etmeye başlamıştı. Mustafa Kemal Paşa, bu gelişmeleri soğukkanlı ama kararlı bir politika içinde takip etmiştir. İtilaf devletleri Türk Hükûmeti ile mütareke yapmak istiyordu. Mütareke görüşmeleri sürerken İtilaf devletleri Dışişleri Bakanları imzasıyla 23 Eylül 1922 tarihli nota gelmiştir. Bu nota temel olarak, iki meseleyi kapsıyordu. Biri, askerî harekâtın durdurulması; diğeri, konferans ve barış ile ilgiliydi. Mustafa Kemal Paşa, 29 Eylül günü verdiği cevapta, Edirne dahil Meriç’e kadar Trakya’nın boşaltılması ve Türkiye’ye verilmesi şartıyla konferansa katılabileceklerini bildirmiştir. 1 Ekim’de de TBMM, İtilaf devletlerine bir nota göndererek; “Trakya’nın tek bir gün bile fazla olsa Yunan ordusu yönetimi altında bırakılması her türlü tehlikenin ve bütün Türkiye ahalisi acılarının kaynağı olması cihetiyle Trakya’nın Edirne de dahil olduğu halde Meriç batısına kadar hemen boşaltılması ve acele TBMM Hükûmeti’ne teslim edilmesi” şartıyla Türkiye’nin barıştan ve konferansın toplanmasından yana olduğunu bildirmiştir. Aynı notada konferansın 3 Ekim’de Mudanya’da toplanması önerilmiştir.

mutabakat neticesinde konferans 3 Ekim Salı günü saat 15.00’te başlamıştır. Türkiye’yi Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa temsil etmiştir. Türk heyetinde Batı Cephesi Kurmay Başkanı Asım Paşa, Harekât Şube Müdürü Tevfik ve İstihbarat Şube Müdürü Tahsin Beyler de bulunuyordu. İngiliz delegesi General Harrington, Fransız delegesi General Charpy, İtalyan delegesi General Mon Belli idi. Yunan delegesi konferansa katılmamış Mudanya’da geldiği gemiden karaya çıkmayarak görüşlerini müttefik devletler temsilcilerine buradan yazılı olarak bildirmiştir. 3 Ekim günü başlayan görüşmeler 11 Ekim’e kadar çok çetin tartışmalarla geçmiştir. Bir ara görüşmeler kesilme tehlikesi atlatmıştır. General Harrington, donanmalarının ve ordularının güçlerinden bahsetmeye yani bir çeşit tehdide başlamış ancak Türk heyetinin General Harrington’a cevabı çok sert olmuştur.

Türk heyetinin kararlığı karşısında görüşmeler 11 Ekim 1922’de Mudanya Ateşkes Antlaşması ile sonuçlanmıştır.

Özetle;

Türklerle Yunanlar arasındaki çatışmaya son verilecek,

On beş gün zarfında Trakya tahliye olunacak; bu tahliyeden itibaren otuz gün zarfında Trakya, Türk memurlarına devrolunacak,

Mütarekenin imzasını müteakip İstanbul ve Boğazlar Türk mülkî idaresine teslim olunacak. Ancak İstanbul ve Boğazlar’da bulunan İtilaf kuvvetleri, miktarları artırılmamak şartıyla, barış aktine kadar bırakılabileceklerdi.

Bu Mütareke’ye göre, Trakya savaşsız alınmış oldu. Bu zamana kadar, Sevr’i kolaylıkla kabul ettirebileceklerini sanan İtilaf devletleri bu Mütareke ile kendileri için Sevr’in bir hayal olduğunu kabul etmiş oldular. Mudanya Mütarekesi, Türk İstiklal Savaşı’nın Türk zaferiyle sonuçlandığını gösteren ilk diplomatik ve siyasi belge olması bakımından fevkalâde önemlidir. Mütareke yurt içinde büyük coşkuyla karşılanmıştır.

alıntı:www.ata.tsk.tr

Hakkında editor

editor
Sitemizin orta öğretim seviyesinde bir eğitim sitesi olduğunu lütfen unutmayınız! Lütfen şiir ve yazılarda hata veya yanlışlık olduğunu düşünüyorsanız bildiriniz... Yazı, şiir ve yorumlarınızda ziyaretçilerimizin yaş grubunu düşünerek seviyeli ve dikkatli olunuz. Telif haklarına dair sınırlamalara mutlaka uyunuz. Alıntılarda muhakkak kaynak gösteriniz. Emeğe saygılı ve genç beyinlere faydalı olmaya gayret ediniz. Sayfamızı ziyaret ettiğiniz için teşekkürler...

göz atmak isterseniz ...

Taassupsuzluk ilkesi

Taassupsuzluk ilkesi ATATÜRKÇÜLÜK’TE HOŞGÖRÜ Dr. İsmet GÖRGÜLÜ Hoşgörü bir kavramdır. Atatürkçülüğün ana kavramlarından biridir. Sosyal …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

55 + = 63