Anasayfa / DÜZ YAZILAR / DRAMA VE SKEÇLER / TAŞIN SUYU, 2 Bölüm, Ülkü Duysak

TAŞIN SUYU, 2 Bölüm, Ülkü Duysak

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
Bu yazıya oy vermek ister misiniz?
Loading...

TAŞIN SUYU, 2 Bölüm, Ülkü Duysak

1.BÖLÜM

KADIN -Ahmet Efendi, bugün pazara çıkmayacak mıyız? Bak, evde hiçbir şey kalmadı
AHMET -Çıkarız, çıkarız. Beni sık boğaz etme.
KADIN -Ne dedim de sık boğaz ettim? ‘Evde bir şey kalmadı.’ dedim sadece.
AHMET -Bak ,hâlâ aynı şeyi tekrar ediyorsun.Sus be kadın! Zaten sinirliyim.
KADIN -Ne yani? O zaman sinirli olmadığın bir saati söyle de ben de o zaman söyleyeyim bunları.
AHMET – Benimle dalga geçiyorsun demek. O zaman pazara çıkmayı rüyanda görürsün.
ÇOCUK – Babaaa!
AHMET -Ne var? Annen yetmiyormuş gibi bir de senle mi uğraşacağım? Git ödevini yap.
ÇOCUK -Ama baba… Ben senden okul ihtiyaçlarım için para isteyecektim.
AHMET -Para mara yok. Git dedim! Git…
KADIN -Çocuk sana ne dedi ki azarlıyorsun?
AHMET -Çocuğu niçin azarladığımı sormadan önce bir sor bakalım ,’neden bu kadar sinirlisin?’ diye.
KADIN -Peki neden bu kadar sinirlisin?
ÇOCUK -Daha önce hiç bu kadar bağırmamıştın bana baba.
AHMET -Sen demiyor muydun kızım,‘babacığım şu sigarayı bırak. Çok kokuyorsun. Hem de paramız azalıyor.Sonra hastalanıp erkence ölmeni istemiyorum’ diye.Ben de sigarayı bırakmaya karar verdim işte. Bu yüzden de çok sinirliyim.
ÇOCUK -Yupiiii! Babam erken ölmeyecek. (Babasının boynuna sarılır.) Çooook sevindim babacığım, çok… O zaman senden hiçbir şey istemeyelim mi?
AHMET -Bana anlayış gösterin sadece.
ÇOCUK -Olur babacığım. Senden okul ihtiyaçlarım için bir süreliğine para istemem.
KADIN -Ben de tencerede taş kaynatır onu sofraya getiririm. Aman yeter ki beyimiz sinirlenmesin.
AHMET –Sen dalga geçmeye devam et bakalım. Pazar mazar yok sana. Dediğin gibi taşı kaynat, akşama suyunu içeriz. Anladın mı beni? Ben şimdi gidiyorum. (Çıkar, yolda yürürken )
Hay Allah! Nasıl da canım çekti… Şu merete alışan kimseye, baklava olsa bu kadar tatlı gelmez canım çıksın. (Eli cebine gider) Yaksam mı bir tane yoksa.Yarın bırakırım. (Düşünür) Evet,evet! Ben iyisi yarın bırakayım. Şimdi bir tane içince kendime gelirim. Bir bakıyormuşum, hanım gerçekten tencerede taş kaynatıp sofraya getiriyormuş. Hele şu sigaramı içeyim.Sinirim yatışsın.Pazara çıkarız hanımla.(Elini cebine sokar.)Tüh! Sigarayı bırakacağım diye paketi buruşturup çöpe atmıştım. Hemen şu yandaki markete girip de bir paket daha alayım bari. (Markete girer).

2.BÖLÜM

ÇOCUK -Anne, gerçekten taş mı kaynatacaksın bize? Ben çok acıktım.
KADIN -Yok kızım yok. Olur mu öyle şey? Lafın gelişi söyledim işte.(O sırada telefon çalar)
Alooo, buyur beyefendi! Siniriniz yatıştı mı? Haaa! Yatıştı demek. Pazara çıkacaksak geç kalma o zaman. (Dinler) Neee! Pazara çıkmıyor muyuz? Hani sinirin yatışmıştı. Gelince anlatacak mısın? Tamam, görüşürüz. (Telefonu kapatır.) Ben ocağa bir makarna suyu koyayım kızım. Pazara çıkmak yine hayal oldu.
ÇOCUK -Tamam anneciğim. Ben de makarna pişene kadar ödevimi yapayım.
(Anne tencereye su doldururken kız da çantasından defterlerini çıkarır.O sırada baba, elinde bir poşetle kapıdan girer.)
KADIN -Hoş geldin. Poşetteki ne? Eveeeet! Anladıııım. Kasaba uğramışsın Ne iyi ettin. Demek onun için pazara çıkmayacağız dedin. Ben de makarna yapacaktım.
AHMET- İyi işte. Siz makarnayı yersiniz, ben de poşetteki prizolaları yerim.
KADIN- Ne yani? Anlamadım. Şimdi sen prizola yiyeceksin biz de makarna mı?
AHMET- Ne var bunda anlamayacak? Sigarayı bırakan adam prizola yemez de ne yer?
KADIN -Aşk olsun sana bey. Bir sigara bırakmanın seni bu kadar değiştireceği hiç aklıma gelmezdi. Seni gerçekten anlayamıyorum. Beni şaşırtıyorsun.
AHMET -Poşeti açınca anlarsın beni (Uzatır)
KADIN -(Bir süre poşetin içine bakakalır, hayretle) Abooo! Bu da ne? Bunlar taş yahu. Prizola nerde bey? Valla kasap seni kandırmış.
AHMET – Neden makarnayı siz yersiniz dediğimi şimdi anladın mı?
ÇOCUK -Babacığım, kasabı şikayet edelim mi?
AHMET -Suç bende kızım, suç bende. Kör olası nefsim beni yendi.
KADIN -Ne demeye çalışıyorsun? Şunu açıkca anlatsan da anlasak artık.
AHMET -Hani sigarayı bıraktığımı söylemiştim ya…
KADIN -Eeee! Sonra
AHMET -Sonrası dayanamayıp tekrar sigara içtim.
KADIN -Peki bunu poşetteki taşlarla ne ilgisi var?
AHMET- İlgisi olmaz olur mu? Yolda yürürken canım bir sigara istedi ki, hiç sorma. Elimi cebime attım, paket yok. Sigarayı bırakacağım diye paketi çöp attığımı hatırladım. Sigara almak için bir markette girdim.
KADIN -Eeee!
AHMET -Dayanamayıp sigarayı markette yakınca da taşın suyunu içmeyi hak ettim. Çünkü pazarda harcayacağımız parayı -marketin içinde sigara içtiğim için- ceza olarak ödedim. Bu taşları da gelirken yoldan topladım. Şimdi anladın mı? Ne bakıyorsun yüzüme? Git getirdiğim taşları kaynat bakalım.
KADIN -Yok, yok. Hiç taş yedirir miyim ben sana? Gel sen yine makarna ye , sonra da sigarayı bırakmayı tekrar düşün.
AHMET- İyi bari. Seni kırmayayım…

ÜLKÜ DUYSAK

http://www.kalem.biz/

Hakkında editor

editor
Sitemizin orta öğretim seviyesinde bir eğitim sitesi olduğunu lütfen unutmayınız! Lütfen şiir ve yazılarda hata veya yanlışlık olduğunu düşünüyorsanız bildiriniz... Yazı, şiir ve yorumlarınızda ziyaretçilerimizin yaş grubunu düşünerek seviyeli ve dikkatli olunuz. Telif haklarına dair sınırlamalara mutlaka uyunuz. Alıntılarda muhakkak kaynak gösteriniz. Emeğe saygılı ve genç beyinlere faydalı olmaya gayret ediniz. Sayfamızı ziyaret ettiğiniz için teşekkürler...

göz atmak isterseniz ...

UYUSUN DA BÜYÜSÜN, Rıfat Ilgaz

UYUSUN DA BÜYÜSÜN, Rıfat Ilgaz Tüketme nefesimi, maviş kızım, Bildiğin Türkçe kıt gelir masallarıma. Sözden …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

+ 56 = 58